Türk Patent Enstitüsü Kore’deki Uluslararası Kadın Buluşçular Fuarı’na Türkiye’den 3 kadın mucit de katılacak. O üç kadından biri Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr.Tuğba Tunalı Akbay. Hamileyken bel fıtığı teşhisi konulan ve bebeğine zarar vermesin diye ağrı kesici kullanamayan Prof.Tunalı Akbay, başka annelerin de aynı sıkıntıyı yaşamaması için bir filtre geliştirdi. Türk Patent Enstitüsü’nün davetlisi olarak Kore’ye gitmeye hazırlanan Prof.Tuğba Tunalı Akbay İşte Kadınlar’a konuştu.

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1972 İstanbul doğumluyum.  1993 yılında Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümüden mezun oldum. Aynı yıl  Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı, Biyokimya Biriminde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım. Yüksek lisans ve doktora programlarını Marmara Üniversitesi ,Eczacılık Fakültesi, Biyokimya Bölümünde tamamladım. 2006 yılında Doçent ve 2013 yılında Profesör ünvanını aldım. Halen Marmara Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı, Biyokimya Biriminde görev yapmaktayım.

PureMilk Anne Sütünü Kimyasallardan Arındırıyor
Anne sütünü kimyasallardan arındıran buluşunuz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Saf süt anlamındaki PureMilk adını verdiğimiz bu buluş anne sütüne geçen her türlü kimyasal maddeyi anne sütünden uzaklaştıran bir filtre ile ilgilidir. Her maddeye spesifik olarak filtre ayrı ayrı hazırlanıyor. Sigara içen bir annenin sütündeki nikotin veya kotinini uzaklaştıran filtre ayrı, antidepresan kullanan annenin sütündeki antidepresanın filtresi ayrı. Prensip aynı olmakla birlikte her maddenin filtresi ayrı olarak hazırlanıyor.

Bebeğini Emziren Anneler İlaç Kullanamıyor
Diş hekimisiniz ama buluşçu yanınız var. Bu nasıl oldu?
Dişhekimi değilim. Kimyagerim ve Dişhekimliği Fakültesinde öğretim üyesiyim. Bu buluş aslında doğum sonrası kendi yaşadığım bir soruna çözüm bulmak amacıyla başladı. Hekimler bel fıtığı rahatsızlığımın tedavisi için ilaç kullanmam gerektiğini söylediler. Bu durumda iki seçeneğim vardı ya bebeğime süt veremeyecektim  ya da ilaç kullanmayıp süt verecektim. Ağrılarım için ilaç kullanmama ve emzirmeye devam etme şansım vardı. Ne yazık ki tüm anneler benim kadar şanslı değil. İlaç kullanmak zorunda olan ve ilaç almadığında hayati risk taşıyan anneler var. Bu durumda bebeklerine sütlerini verememekte ve sütü sağıp atmak zorunda kalıyorlar. Günlük hayatta da aslında bir çok kimyasal madde (saç boyası kimyasalları, gıda katkıları, lezzet arttırıcılar, zirai tarım ilaçları, çevre kirleticileri) bizler farkına varmadan anne sütüne ve bu yolla da bebeğe geçiyor. İlaçlar veya maruz kaldığımız kimyasal maddeler anne sütü yoluyla bebekte hiperaktivite, otizm, çeşitli solunum sistemi rahatsızlıkları, uykusuzluk, iştahsızlık ve kansere kadar uzanan etkilere sahip olabiliyor.
Böyle Bir Ürün Dünyada Yok
Anne sütünü kimyasallardan ayırmaya nasıl karar verdiniz, çalşmanız ne kadar sürdü, ilk denemeyi yaptığınızda neler hissettiniz?
Buluşları olan onlarca kişi ile tanıştım, hepimizin ortak noktası hayatta yaşadığımız zorluklar ve bunları çözme yolunda atılan atımlardan yola çıkılmış. Doğum sonrası yaşadığım bel fıtığı ağrıları beni bu yola sürükledi. Kendi kendime ben bir bilim insanıyım, bunu nasıl çözebilirim diye araştırmaya başladım. Böyle bir ürün şu anda dünyada mevcut değil, ilk iş olarak patentimi aldım. Daha sonra, yürütücüsü olduğum bir TÜBİTAK projesini tamamladım. Laboratuar boyutunda bir prototip elde ettim ve fikrimin çalışabilir bir sistem olduğunu kanıtladım. TÜBİTAK projesini 2.5 yılda tamamladım. İlk denemeyi yaptığımda bunu birgün bebek ürünü satan raflarda görebilir miyim demeye başlamıştım bile. Bilimle uğraşan bir insan olduğum için deneysel veriler hep daha ileri aşamaları düşünmeye itiyor beni.
 
Seri Üretime Geçilecek
2014 yılından bu yana geliştirdiğiniz filtre ile ilgili gelişmeler neler, bir seri üretime geçildi mi, şirketler ilgilendi mi?
2014 yılından beri buluşumu çeşitli inovasyon fuarlarında, proje pazarlarında hep sundum. Henüz seri üretime geçilmedi. Bir girişimci olma yolunda ilerleyip ülkemizin bizlere sağladığı KOBİ destekleri veya ARGE proje desteklerinden yararlanarak üretim aşamasına getirmek için çabalarım devam ediyor. Ayrıca yatırımcılar ile görüşmelerim de devam ediyor. 



Sanayicilere Ulaşamıyoruz
Hangi noktalarda sıkıntı yaşanıyor, ne yapmayı planlıyorsunuz?
Ürün harika deniliyor, bir duyan bir daha soruyor, ancak iş üretime gelince ve para yatırımına gelince insanlar alışık olunmayan bir yatırım şekli olduğu için uzak kalıyorlar. Üniversiteden çıkan ürüne yatırım ülkemizde ne yazık ki yok denecek kadar az. Üniversiteler de ne buluşlar var ancak sanayici bize gelmiyor, biz de onlara ulaşamıyoruz. Bir çok fuarda ya da Ar-Ge pazarında gerçekten yatırım yapmak için gelen  kişi yok ya da yok denecek kadar az. En azından ben ciddi bir yatırımcı ile fuarlarda ya da proje pazarlarında hiç karşılaşmadım.Anneler, anne adayları ve hatta babalar ve baba adayları buluşuma çok ilgili sadece bunu öğrendim. Günümüz şartlarında ihtiyaç duyulan bir ürün. Bundan 50 yıl sonra belki artık anne sütleri filtre edilmeden bebeğe verilemeyecek, mutlaka filtre edilmesi gerekecek.

Anne Sütü Mucizedir
Başka buluşlarınız da olacak mı?
Başka buluşlarım yolda tabii. Yeni patent başvurumu yaptım bile. Bilimsel sonuçlarını elde ettiğimde bunu da kesin sonuçları ile açıklayacağım. Bu günlerde yeni buluşumu nasıl projelendiririm, maddi kaynakları nereden bulabilirim arayışı içindeyim. “Anne sütü bir mucizedir” bunu hiç unutmayalım.